En Son Yazılar
You are here: Ana Sayfa / Örf ve Adetler / Şanlı Urfa Kına Geceleri

Şanlı Urfa Kına Geceleri

Gelin” Perşembe günü gidecekse, Çarşamba akşamı; Pazar günü gidecekse, cumartesi akşamı (yani damadın elbise giydiği günün akşamı) yapılır. Kız evinde hanımlar, oğlan evinde erkekler toplanır. Damadın arkadaşları ve akrabalarının toplantığı yerdeki eğlenceye “Asbab Gecesi” kadınların toplandığı yerdeki eğlenceye ise “Kına Gecesi” denir. İkisi de aynı gece ve aynı saatlerde başlar. Gece saat onbire doğru oğlan evi tarafından kadın, erkek ve çocuklardan bir grup kına gecesi yapılan eve toplu halde yine türkü mani söyleyerek çalgıcılarla birlikte giderler. Gecenin karanlığında dar sokaklardan, kadınlar önde, çocuklar ortada, erkekler arkada olmak üzere toplu olarak yürürler. Ellerindeki fanıs denilen gaz lambaları yollarını aydınlatır. Bu topluluktan ara sıra geriye kalmış bir hanım olursa, koruma görevini üstlenen erkeklerden biri “Ayallar öge” diyerek kadının hızlı yürümesini ikaz eder. Gelin ve damadın isimlerine göre; Portakalı oyarlar İçine kına koyarlar Evvel adi Fatma’dı Şimdi gelin koyarlar Hala hala heey…. Bahçalarda pırpırım Yaprağı dilim dilim Biz Ahmedi everdıh Hasan’a Allah Kerim Hala hala heey…. Kına evine iyice yaklaşıldığında ise genellikle, Çakmak çakmağa geldıh Kına yahmağa geldıh Ayşe Dayze ağlama Kıziy almağa geldıh Hala hala heey…. Birkaç gün önceden kız evine gönderilen kına küvrenin hanımı tarafından bir kab içerisinde dua okunmuş süt ile yoğrulur. Gelin ise damadın akrabalarından iki hanım tarafından koluna geçilmek suretiyle getirilerek küvrenin önüne oturtulur. Gelin ağlamaya başlar. Gelin kınaya çıkarken mutlaka ağlaması gerekir, aksi halde ayıplanır. Bu sırada kapı önünde bekleyen erkekler arasında bulunan çalgıcılardan biri kaval veya keman ile hüzünlü bir taksim yapar. Erkeklerden biri hoyrat okur. Kah gidelim Kınayı yak gidelim Gözele doymak olmaz Üzüne bak gidelim Merdivana Sarıl çık merdivana Yar sevmah yigit kârı Ne bilir her divana Bunun peşinden hanımların hepsi gelinin ağlamasına katılır, hep birlikte ağlarlar. Oğlan evi tarafı hanımlar ise gelin götürecekleri için sevinçlidirler. Bir yandan ağlama, bir yandan sevinç gösterisi, bazen iki aile arasında sözlü atışmaya dönüşür. Küvre, gelinin avucunun içine bir altın koyarak kınayı yakar. Daha önce gelinin yüzüne örtülen pembe duvak açılarak gelinin kına yakılan eline bağlanır. Çocukların ellerinde tepsilere dikilmiş olan mumlar yakılarak gelinin başına çevrilir. Kapı önünde bekleyen erkekler hep birlikte Urfalıyam ezelden Göynüm geçmez gözelden Göynümün gözü çıksın Sevmiyeydim ezelden Ağam olasan Ömer Paşam olasan Ömer Benim olasan Ömer Yetim kalasan Ömer, türküsünü söylerler… Kınası yakılan gelin baba evinden ayrılmadan önce büyüklerinin ellerini, arkadaşlarının yüzlerini öperek gözyaşları arasında veda ederek ayrılır. O yanı keçe bı yanı keçe Kız anasının emegi heçe Hala hala heey…. Oğlan tarafı gelini alarak kız evinden ayrılırlar. “Masa üstünde bekmez Bı bekmez biye yetmez Şu Urfa’nın kızları Taksisiz gelin getmez.” “Ay doğar ayazlanır Gün doğar beyazlanır Gelin olacah kızlar Hem gider hem nazlanır” Hala hala heey… Gelin, önceden hazırlanmış olan özel bir odada karşılanır. Kadınlar ise zılgıt çalarak gelini kutlamaya devam ederler. Gelin kapıdan girerken kendisine verilen bir “narı” oda kapısının üst tarafına atarak narı kırar. Kırılarak dağılan nar tanelerinin toplanarak evlenecek yaşa gelmiş, genç kızlara yedirilmesi uğurludur. “Su koydum su tasına Gül koydım ortasına Biz gelini getirdıh Ağamın odasına” Sâbahleyin, gelin ve beraberinde gelenlere özel olarak hazırlanmış kahvaltı sofrası hazırlanır. Öğlenden sonra ise süpha yemeği ikram edilir.

Hakkında Kınalı Kuzu

Merhabalar,

Yorum Yap

E-posta adresinizi yayınlanmıcaktır. Gerekli alanlar işaretlidir *

*


9 × = onsekiz

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>